Son Yazılar »

Windows Server 8 Beta‘nın çıkması ile birlikte, resimli ve detaylı inceleme, tarafımca tamamlanmıştır. (Windows Server ailesinde neden “Consumer Preview” ismi kullanılmadığı hakkında şu an için net bilgim yok, en kısa zamanda bu incelemenin sonraki kısmına eklerim)

Windows 7 Ultimate üzerindeki VMware Workstation 8.0.2 build-591240′da

-t9600′ün tek çekirdeği (2.8gHz)

-2gb DDR3 1066mHz RAM

-40gb SCSI HDD

üzernde kurulum ve tanıtım yapılmıştır.

 

Spoiler tadında dipnot:

Kurulum ve tanıtımın sonunda sunucu hizmetlerinin eklenmesi (server panel kullanımı) temel olarak gösterilmiştir. Windows Server 8′in incelemesinin sonraki bölümlerinde, var olan ve/veya geliştirilen hizmetlerden detaylıca bahsedilecektir.

Windows Server 8 Beta‘da dahili uygulamalar/araçlar hakkında, ayrıca bileşenlerin kapsamı ve çalıştırılma yöntemleri hakkında tanıtım ve anlatım, ileriki yazılarda daha detaylıca eklenecektir.

Ufak bir not:

Görüntülerde filigran yoktur, fakat kaynak gösterilmeksizin ve/veya izin alınmaksızın yapılacak alıntı (veya benzer davranışlarda), alıntı yapan taraf aleyhine yasal işlem başlatılacaktır.

Windows 8 Consumer Preview‘in çıkması ile birlikte, resimli ve detaylı inceleme, tarafımca tamamlanmıştır.

Windows 7 Ultimate üzerindeki VMware Workstation 8.0.2 build-591240′da

-t9600′ün tek çekirdeği (2.8gHz)

-2gb DDR3 1066mHz RAM

-40gb SCSI HDD

üzernde kurulum ve tanıtım yapılmıştır.

Windows 8 Consumer Preview’da dahili uygulamalar/araçlar hakkında tanıtım ve anlatım, ileriki yazılarda daha detaylıca eklenecektir.

Ufak bir not:

Görüntülerde filigran yoktur, fakat kaynak gösterilmeksizin ve/veya izin alınmaksızın yapılacak alıntı (veya benzer davranışlarda), alıntı yapan taraf aleyhine yasal işlem başlatılacaktır.

Herkesin tahminini haklı çıkaracak şekilde, konumuz “Windows”.

Yeni “Vista” olması açık kaynak taraftarlarınca tahmin edilen Windows 8, bugün (Microsoft takvimindeki) son deneme sürümü ile boy gösterdi. Eski Windows sürümlerinin aksine, bunda “Beta” yerine “Consumer Preview” denmiş (server hariç).

Windows 8 ile gelecek yeniliklerden kısa kısa bahsedelim:

-Metro style

-Sensor fusion

-Cloud computing

Windows Server 8 ile gelecek yeniliklerden kısa kısa bahsedelim:

-Dahili ODBC desteği

-Storage Spaces

-Hyper-v 3.0 ( buradan ve buradan)

-Active Directory‘de birtakım yenilikler

-Failover Clustering (yenilikler, geliştirmeler)

Ayrıca, Windows 8 Consumer Preview ve Windows Server 8 Beta, (dediğimiz gibi bugün itibariyle) kullanıcılara “indirilmek ve kullanılmak üzere” sunuldu. Buradan Windows 8 Consumer Preview’i ve buradan Windows Server 8 Beta’yı edinebilirsiniz.

Kurulum ve kullanım incelemeleri, kısa zamanda detaylıca burada yer alacaktır.

22-24 Şubat 2012′de İzmir‘deki Gediz Üniversitesi’nde düzenlenen “TTNET Yeteneğe Destek Yaratıcı Ekonomiye Destek” adlı, girişimci (adayı) genç beyinlerin toplandığı çok güzel bir etkinlik geçirdik.

Bu etkinliğin önemli olmasındaki temel sebep, “gençlerin fikirlerini uygulamaya koymalarına verilen destek” diye düşünüyorum. Katılımcı firma(lar) ve yetkililerinin katkılarıyla dolu dolu üç gün geçirdiğimize ve pek çok “ufuk açıcı” fikirler edindiğimize inanıyorum.

Etkinlikten sevdiğim bir arkadaşım sayesinde haberim oldu; ilk aşamada TTNET’e karşı nispeten az olan sempatim sayesinde bu etkinliğin tanıtıldığı sayfaya soğuk bakmıştım; fakat kendisinin desteğiyle başvuru formunu doldurdum, çok geçmeden “etkinliğin ilk gününe katılmaya hak kazandınız, etkinliğin tamamına katılabilecek olup olmamanız hakkında bilgilendirileceksiniz” diye bir bildirim geldi.

Sabırsızlıkla bekliyordum, Türkiye’nin internet altyapısında söz sahibi olan firma, eğitim açısından bizlere ne kazandırabilecek diye; beklediğime (ufak tefek pürüzler haricinde) değdiğini söyleyebilirim.Önceki bildirimin üzerinden de çok geçmeden “üç günlük eğitime hak kazandınız” diye ikinci bir bildirim geldi. Bilişim sektörü ile yakın alakam olması sayesinde daha şimdiden bu etkinliğin getireceği bilgi düzeyi ve katılım sertifikası, beni mutlu etmeye yetmişti.

Etkinliğin ilk gününün sabahında, bana bu etkinliği haber veren arkadaşımla karşılaştım. Onun da aynı şekilde katılımda olacağını öğrendiğimde ikimiz de sevindik; en azından derslerde sıkılırsak geyik yapabilecektik :)

Etkinliğin ilk günü, yukarıda belirttiğim “ufak tefek pürüzlerin” olduğu gündü. Haddinden fazla bekletilen öğrenciler, etkinliğe ilk gün katılımda bulunacak bireylerin ilk salonda yerleşimindeki sıkıntı, konuşmaların gereksiz uzaması ve ilk günün “beklediğimden yüzeysel” geçmesi açıkçası beni üzdü. Sahneye çıkıp genç beyinlere ilk izlenimi verecek bireylerin reklâm yapmasını değil, rehber olmasını bekliyordum. Güzel konulara tabiki değindiler, fakat bu marka ve reklâm olayı abartıldı. Bu kadar kasmaya gerek yok diyorum, çünkü Türkiye’de en kapsamlı iş yapan İSS(internet servis sağlayıcı), TTNET.

Tabi Anonymous’un BTK’nın veritabanlarına girip bilgilerin tamamını sızdırmasından bahsetmiyorum bile. Kurumsal kimliği bu denli zedelenen bir firmanın ve bununla alâkalı bir İSS’nin reklâmının bu şekilde yapılması saçma. “Önce geçerlilik, tutarlılık ve süreklilik” olmalı her bilişim altyapısında.

Şunu söylemeliyim ki etkinliğin tüm zamanlarında yer alan konuşmacılar (yetkililer, iş adamları), konularına son derece hakimdi. Sorularımızı yanıtladılar, ufuklarımızı açtılar, vesaire vesaire. Hani hakkaten “anlatılmaz yaşanır” bir etkinlik oldu (abartmamakta da fayda var, ama dolu dolu üç gün yahu).

Etkinliğin ikinci gününde “Yaratıcı Ekonomi”nin unsurları, plânlamaları, uygulamaları gibi konulardan bahsedildi. Bu konular

-Dijital İçeriğin Üretimi

-Dijital İçeriğin Sunumu

-Ticaretin Elektronikleşmesi

olarak üç temel başlıkta ele alındı.

Hocalarımız (bu “hoca” kısmına daha sonra değineceğim) bizlere çok faydalı paylaşımlarda bulundu. Usishi kurucu ortaklarından Fatih Soydan ile ticaret ve e-ticaret hakkında yaptığımız söyleşi tadındaki ders, Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Ulvi Yaman‘dan aldığımız yaratıcı ekonomi ve yeteneğin değerlendirilmesi hakkında tüyolar, Dna360′ın kurucu ortaklarından Atilla Koç ile işlediğimiz -her saniyesi beyin fırtınası- tadındaki eğlence yüklü ders, ikinci günün çok iyi geçmesine yetti de arttı bile.

Üçüncü güne geldiğimizde (yazı tarihi itibariyle bugün) bizi sağlam süprizin ve neredeyse mükemmel bir eğitim deneyiminin beklediğinden haberdar değildim (sabah :) ). Katılımcıların alanlarında uzman ve son derece profesyonel olması, ayrıca üçüncü gün sürecinde konuşulan konular ve yapılan etkinlikler, yeteneği keşfedip yönlendirmeyi yürekten isteyen bizleri çok mutlu etti. Buradan, üçüncü günün kahramanları Selçuk Kiper ve Burçin Ergünt‘e saygılarımı sunarım :)

Üçüncü günden bir kare de verelim sizlere, Burçin hocam kendisi çekti.

Etkinlikte bahsedilen konular ve içerik hakkında detaylı bilgi vermeyeceğim, ve tüm “yaratıcı düşünce”ye sahip bireyleri bu projeye katılmaya davet ediyorum.

Sonuç?

Dolu dolu üç gün, etkinlikte bahsedilen konu ve durumlara ait yepyeni bakış açıları, birbirinden iyi çalışan beyinleri keşfetmek (sadece yetkili, akademisyen ve o çevreden bahsetmiyorum, katılımcı ekipten -bizim tayfadan- parlak fikirleri olanlar da var -hoş, pazarlama olayından soğutan da oldu-, ki az önce bahsettiğim parlak fikirli ve çalışkan beyinlere de selam eylerim) mutluluk verici.

Chip TR‘de, Windows 8 etkinleştirme ve ürün koruma politikasına ait bir proje üzerinde haber çıkmış, buna göre OEM firmalarına ait “maliyet uçuyor” imiş.

Külliyen yalan. Sorun falan değil. Windows eğer bir EEPROM çipine yüklü gelirse, ve çipe yazma erişiminde belirli prosedürler uygulanırsa Windows korsanlığının kökü kurutulabilir. Ki, Windows 8 M1 torrente düştüğü vakitlerde Microsoft firmasındaki yetkililerce yapılan etkinliklerde Qualcomm, Texas Instruments ve ARM gibi taşınabilir cihazlar teknolojisi üzerinde çalışan firmalara ait çiplerin Windows tarafından yerel olarak destekleneceğinden söz ediliyordu.

Şunu söylemek gerekir ki, her bilişim sistemine uygulanabilecek bir ters mühendislik vardır; fakat prosedürün kendisi karmaşık ve maliyetli, uygulaması ve yaygınlaştırması basit olursa işte o zaman işletim sistemi korsancılığı biter. Ayrıca Windows 7 x64′lerde uygulanan (ve HIPS yazılımlarının çalışmasını engelleyen) kernel patch protection (nam-ı diğer PatchGuard) geliştirilmiş ve donanımsal desteğe kavuşmuş olur.

Cumhuriyet Bayramı

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 88. yıl dönümü.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde, kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün kendi deyimiyle “az zamanda yapılan çok ve büyük işlerin” en büyüğüdür. Türkiye Cumhuriyeti, Türk halkınındır ve gelecek nesilleri yetiştirmek, Atatürk ilke ve inkılaplarını öğretmek, milleti, devleti ve vatanı kalkındırmak, Türkiye Cumhuriyeti’ni iç ve dış kötülüklerden korumak tüm Türk halkının görevidir. Bu görevinin her daim farkında olan ve görevini layığıyla yerine getiren (veya getirmeye çalışan) Türk halkının Cumhuriyet Bayramı kutlu ve mutlu olsun.

Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını özümseyen, hayat felsefesi haline getiren Türk milleti hayatta oldukça, Türk halkı atalarından ders aldıkça, Türk milleti dostunu ve düşmanını doğru şekilde tanıyıp doğru davranışları gerçekleştirdikçe Türkiye Cumhuriyeti ilelebet baki kalacaktır.

Tüm Türk halkının Cumhuriyet Bayramı kutlu ve mutlu olsun.

Tarayıcılarda Güvenlik

Tarayıcı savaşları gün geçtikçe artan bir hızla devam ediyor.

Bir haber yayınlanmış Chip‘te. Tarayıcıları güvenlik seviyesine göre 1′den 4′e kadar numaralandıran bir sayfa görünüyor.

Burada şunu söyleyebilirim ki, Microsoft bir bakıma haklı, bir bakıma haksız.

Öncelikle, Windows Server yapıları ile gelen Internet Explorer’larda ayarlar en üst düzeyde, ayrıca HTTPS harici her türlü sayfaya girişte (ve her sayfa için ayrı olmak zorunluluğu ile) kural yaratmak zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca varsayılan ayarları etkinken, bu Internet Explorer sürümleri ile değil bir kurulum dosyası indirmek, akışkan medyaya bile erişemiyorsunuz. Bu keskinlikte “kural tabanlı davranış” sergileyebilen başka bir tarayıcı yok. Evet, malesef yok.

Neden haksız? Sayfa Microsoft yanlısı öncelikle. Ayrıca normalde Internet Explorer’da bulunmayan HTML, CSS ve SQL işleyebilme/düzenleyebilme yetenekleri; Firefox, Chrome ve Opera’ya eklentiler sayesinde yerleştirilebiliyor. Internet Explorer için az sayıda ve yeterli kullanım kolaylığı sunmayan eklentiler de ayrı bir olumsuz özellik olarak karşımıza çıkıyor.

“Tarayıcı güvenliği” dediğimiz kavram, aslında sadece kod bazlı güvenliği içermez. Tarayıcılar ne kadar ayar veya eklenti sunarsa sunsun, önemli olan kullanıcının bilincidir. Internet Explorer olsun Firefox olsun, ne kadar uyarı çıksa da dikkate almayıp “yes yes” yapıp geçen insanımız hayatta oldukça tarayıcılar “güvensiz” olarak adlandırılmaya devam edecek.

Son olarak, bilinç kazanmanız için sizi şuraya alalım.

Sosyal Ağlar ve Hocam

Yeni bir yazıyla herkese merhaba.

Bugünki konumuz “sosyal ağlar”. Tanımı uzun uzadıya yazmanın taraftarı değilim, o yüzden tanım ve temel açıklama kısmına

Sosyal ağlar

buradan ulaşabilirsiniz.

 

Peki sosyal ağ ne iş yapar?

Günümüzdeki sosyal ağlar, hayat simülasyonu olarak nitelendirilebilir. İnsan, sosyal ağın içindeki uygulamalar ve kendi geliştirdiği sosyal ağ eklentileri sayesinde hayatını kolaylaştırır, normalde uğraşması gereken şeyleri veya ulaşma ihtimali düşük olan bilgileri kolaylıkla halleder/edinir. Fakat, bu kolaylığın elbet bir bedeli olacaktır, “güvensizlik”. Bilinç sabit olmak koşuluyla sosyal ağlar içinde ne kadar “sosyalleştikçe”, karşılaşılabilecek tehditin detayları o kadar şekillenebiliyor ve güçlenebiliyor. Sosyal ağ üzerinde iz takip eden ve insani açıkları kullanarak bilgi ele geçirmeye çalışan bir çok insan var.

Peki başlıkta neden “Hocam” var?

Bu “Hocam” dediğimiz yer, Türkiye içinde faaliyet gösteren ve sadece “üniversite öğrencileri”ni oluşumun içine dahil eden bir sosyal ağ. Kimlik onaylama sistemi sayesinde, başka sosyal ağlarda görülen “sahte” insanlarla karşılaşmıyorsunuz. Ayrıca, sistemin içinde “kim bakmış” diye bir seçenek de var. “Hocam”, gizlilikten ziyade iletişime ve gerçekliğe önem veren bir sosyal ağ olduğu için, sizin sayfanızı ve sizinle ilgili şeyleri inceleyen insanları bu “kim bakmış” sayfasından kontrol edebiliyorsunuz. Facebook ve diğer birkaç büyük (popüler) sosyal ağda da olmasını dilediğimiz özelliklerinden biri bu.

Son soru, bu “Hocam”ın hiç eksisi yok mu?

Olmaz mı? Https desteklemiyor bu bir. Kullanıcı kaydı alırken TC Kimlik Numarası veya
üniversite e-postası istiyor, fakat üyelik işlemleri olsun sayfaiçi gezinti olsun, hiçbir yerinde “güvenli” olarak nitelendirilebilecek şifreleme sistemi geçmiyor. Başka bir eksi olarak da, sayfa tasarımı örnek gösterilebilir. Çok keskin, modaya uymayan renkler ve stiller içeren hatlar ve sinirbozucu üst reklam, sosyal ağ sayfasının “benden aldığı tasarım puanını” düşürüyor.

Sonuç? Hocam, gerçekten sağlam bir altyapıyla oluşturulmuş ve gün geçtikçe gelişen bir sosyal ağ. İmkânınız varsa denemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Hocam’a uğramak isterseniz

http://www.hocam.com

 

Kahve Diyarı

Herkese merhaba :)

Uzun ve vakit alıcı üniversite işlerinden vakit buldum ve buralara geldim.

Bugünkü konumuz “kokteyl”. Aslında güzel bir sebebi var: bugün işe başladım. Kahve Diyarı’nda barista olarak çalışıyorum, işimiz gücümüz başta “kahve” olmak üzere en lezzetli içecekleri, kokteylleri; en taze pasta ve türevi atıştırmalıkların hazırlanması ve servisi.

Bunun üzerine ufak bir kokteyl tarifi paylaşayım dedim. Yalnız şimdiden söylüyorum, kokteyl alkollü. Bu demektir ki Türkiye sınırları içindeki kahve temalı mekanların neredeyse tamamına yakınında buna benzer bir şey içemeyeceksiniz :(

Ayrıca, bu karışım benim tarifimdir. Hırsızlık yapacak biri çıkarsa “inşallah eline yüzüne bulaştırır” :)

Ve son uyarı, aşırı miktarda kahve içerir.

Gelelim tarife. Kokteylimizin adı “Kahve Diyarı”.

 

Malzemeler:

double espresso
2cl kahve likörü
4cl cin
4cl tekila
2cl portakal şurubu
4 küp buz.

 

Yapılışı:

Karışımdaki sıvıları, içi buz dolu shaker’da sallayarak karıştırıyoruz. Dolaptan alacağımız soğuk “highball” bardağın içine 4 küp buzumuzu atıyoruz. Ardından shaker’ın içindeki sıvı karışımı bardağa alıyoruz. Shaker’daki buzları bardağa koymayın, bardakta taze buz kullanın.

Kokteyli isteğe göre nane yaprağı, lime, kivi ve/veya tarçın ile süsleyin ve servisini yapın.

Afiyet olsun.

Windows Bilgisizleri

Son zamanlarda başta Windows olmak üzere birçok Microsoft ürününü, haksız yere yeren birçok insan türedi etraf. Bunlardan bir tanesini paylaşmak ve birkaç yorum yapmak şart oldu:

http://www.ahmedhulusi.org/yazi/yenileyici.htm

Windows işletim sisteminin ne olduğunu bilmeden gitmiş nelere benzetmiş,yazık.

Öncelikle Microsoft firması için

http://tr.wikipedia.org/wiki/Microsoft

şu adresten genel bir bilgi alın. Çalışan sayısına dikkat edin.

Gelelim Linux’un olumsuzluklarına:

http://www.osriskmanagement.com/pdf_articles/linuxpatentpaper.pdf

Linux, 238 patenti ihlal etmiştir.

IIS 6.0 ile ilgili tek bir güvenlik açığı Windows işletim sistemlerinde yoktur. Ubuntu 10.10′da bile bu açık vardır.

http://www.eweek.com/c/a/Security/How-Closely-is-OpenSource-Code-Examined/

Linux için uygulama açıklarını onarma 50 güne yakın sürmekte iken, Windows işletim sistemleri altında 22 gündür.

http://www.yeniforumuz.biz/showthread.php?1514361-Solaris-Sistemlerde-G%C3%BCvenlik-a%C3%A7%C4%B1%C4%9F%C4%B1

Dünyanın en güvenli işletim sistemi olarak bilinen Solaris’te, yıllardır farkedilemeyen bir güvenlik açığı tespit edildi. (not: Solaris ve Linux sürümleri, benzer altyapılar kullanır. İlgili benzerlik ve farklılıklar için http://developers.sun.com/solaris/articles/solaris_linux_app.html )

Bu kadar çok insan bir işletim sistemi tasarlamıyor herhalde. Microsoft’un çok sayıda ürünü var, her biri için geliştirme, planlama, servis gibi bölümler mevcut.

Ha bu yazı Microsoft reklamı mıdır? Kesinlikle hayır. Microsoft’un ve işletim sistemi olan Windows’un hatırı sayıda eksiği var.

Ayrıca bu konuda daha ispat isteyen varsa vereceğim. Windows ile ilgili boş konuşmayı kesin artık.

Son bi söz, çok bilen gitsin kendi işletim sistemini yapsın kullansın.

WordPress.com'dan blog alın. | Tema Motion, volcanic tarafından yapılmıştır.
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.