22-24 Şubat 2012′de İzmir‘deki Gediz Üniversitesi’nde düzenlenen “TTNET Yeteneğe Destek Yaratıcı Ekonomiye Destek” adlı, girişimci (adayı) genç beyinlerin toplandığı çok güzel bir etkinlik geçirdik.
Bu etkinliğin önemli olmasındaki temel sebep, “gençlerin fikirlerini uygulamaya koymalarına verilen destek” diye düşünüyorum. Katılımcı firma(lar) ve yetkililerinin katkılarıyla dolu dolu üç gün geçirdiğimize ve pek çok “ufuk açıcı” fikirler edindiğimize inanıyorum.
Etkinlikten sevdiğim bir arkadaşım sayesinde haberim oldu; ilk aşamada TTNET’e karşı nispeten az olan sempatim sayesinde bu etkinliğin tanıtıldığı sayfaya soğuk bakmıştım; fakat kendisinin desteğiyle başvuru formunu doldurdum, çok geçmeden “etkinliğin ilk gününe katılmaya hak kazandınız, etkinliğin tamamına katılabilecek olup olmamanız hakkında bilgilendirileceksiniz” diye bir bildirim geldi.
Sabırsızlıkla bekliyordum, Türkiye’nin internet altyapısında söz sahibi olan firma, eğitim açısından bizlere ne kazandırabilecek diye; beklediğime (ufak tefek pürüzler haricinde) değdiğini söyleyebilirim.Önceki bildirimin üzerinden de çok geçmeden “üç günlük eğitime hak kazandınız” diye ikinci bir bildirim geldi. Bilişim sektörü ile yakın alakam olması sayesinde daha şimdiden bu etkinliğin getireceği bilgi düzeyi ve katılım sertifikası, beni mutlu etmeye yetmişti.
Etkinliğin ilk gününün sabahında, bana bu etkinliği haber veren arkadaşımla karşılaştım. Onun da aynı şekilde katılımda olacağını öğrendiğimde ikimiz de sevindik; en azından derslerde sıkılırsak geyik yapabilecektik
Etkinliğin ilk günü, yukarıda belirttiğim “ufak tefek pürüzlerin” olduğu gündü. Haddinden fazla bekletilen öğrenciler, etkinliğe ilk gün katılımda bulunacak bireylerin ilk salonda yerleşimindeki sıkıntı, konuşmaların gereksiz uzaması ve ilk günün “beklediğimden yüzeysel” geçmesi açıkçası beni üzdü. Sahneye çıkıp genç beyinlere ilk izlenimi verecek bireylerin reklâm yapmasını değil, rehber olmasını bekliyordum. Güzel konulara tabiki değindiler, fakat bu marka ve reklâm olayı abartıldı. Bu kadar kasmaya gerek yok diyorum, çünkü Türkiye’de en kapsamlı iş yapan İSS(internet servis sağlayıcı), TTNET.
Tabi Anonymous’un BTK’nın veritabanlarına girip bilgilerin tamamını sızdırmasından bahsetmiyorum bile. Kurumsal kimliği bu denli zedelenen bir firmanın ve bununla alâkalı bir İSS’nin reklâmının bu şekilde yapılması saçma. “Önce geçerlilik, tutarlılık ve süreklilik” olmalı her bilişim altyapısında.
Şunu söylemeliyim ki etkinliğin tüm zamanlarında yer alan konuşmacılar (yetkililer, iş adamları), konularına son derece hakimdi. Sorularımızı yanıtladılar, ufuklarımızı açtılar, vesaire vesaire. Hani hakkaten “anlatılmaz yaşanır” bir etkinlik oldu (abartmamakta da fayda var, ama dolu dolu üç gün yahu).
Etkinliğin ikinci gününde “Yaratıcı Ekonomi”nin unsurları, plânlamaları, uygulamaları gibi konulardan bahsedildi. Bu konular
-Dijital İçeriğin Üretimi
-Dijital İçeriğin Sunumu
-Ticaretin Elektronikleşmesi
olarak üç temel başlıkta ele alındı.
Hocalarımız (bu “hoca” kısmına daha sonra değineceğim) bizlere çok faydalı paylaşımlarda bulundu. Usishi kurucu ortaklarından Fatih Soydan ile ticaret ve e-ticaret hakkında yaptığımız söyleşi tadındaki ders, Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Ulvi Yaman‘dan aldığımız yaratıcı ekonomi ve yeteneğin değerlendirilmesi hakkında tüyolar, Dna360′ın kurucu ortaklarından Atilla Koç ile işlediğimiz -her saniyesi beyin fırtınası- tadındaki eğlence yüklü ders, ikinci günün çok iyi geçmesine yetti de arttı bile.
Üçüncü güne geldiğimizde (yazı tarihi itibariyle bugün) bizi sağlam süprizin ve neredeyse mükemmel bir eğitim deneyiminin beklediğinden haberdar değildim (sabah
). Katılımcıların alanlarında uzman ve son derece profesyonel olması, ayrıca üçüncü gün sürecinde konuşulan konular ve yapılan etkinlikler, yeteneği keşfedip yönlendirmeyi yürekten isteyen bizleri çok mutlu etti. Buradan, üçüncü günün kahramanları Selçuk Kiper ve Burçin Ergünt‘e saygılarımı sunarım
Üçüncü günden bir kare de verelim sizlere, Burçin hocam kendisi çekti.
Etkinlikte bahsedilen konular ve içerik hakkında detaylı bilgi vermeyeceğim, ve tüm “yaratıcı düşünce”ye sahip bireyleri bu projeye katılmaya davet ediyorum.
Sonuç?
Dolu dolu üç gün, etkinlikte bahsedilen konu ve durumlara ait yepyeni bakış açıları, birbirinden iyi çalışan beyinleri keşfetmek (sadece yetkili, akademisyen ve o çevreden bahsetmiyorum, katılımcı ekipten -bizim tayfadan- parlak fikirleri olanlar da var -hoş, pazarlama olayından soğutan da oldu-, ki az önce bahsettiğim parlak fikirli ve çalışkan beyinlere de selam eylerim) mutluluk verici.
Şurada paylaşsam güzel olur :)